
Kimi insan için hayatının dönüm noktası, kimi insan için hayal gemisinde yol almak, kimilerine göre ise asla ulaşılamayacak olağanüstü bir peygamberlik emaresi…
Hangi düşüncede olursak olalım mucize kelimesinin tılsımlı bir gücü olduğunu kabul etmek gerekir. Mucizelere inanıp inanmamak tabiki bizim elimizde. Fakat şöyle düşünecek olursak, tam herşeyden ümidini kesmiş bir şekilde yol alırken, hiç ummadığımız bir anda yolun karşısında ışıl ışıl bir yaşama emaresi gören çok insan olmuştur eminim! İşte bu mucize değil de nedir ki? Mucizelerin gücü de zaten buradan gelmiyor mu? Hiç ummadığın bir anda, umut kelimesini lügatından attığın anda kalkıp kapını çalması değil de nedir?
Mucizeler, olağanüstü tılsım gücü yumakları gibidir… Mucizelere ulaşmak aslında hiç öyle zor da değil! Biraz umut, biraz sabır, biraz gözyaşı, biraz tevekkül, biraz dua ve en önemlisi de salih bir kalple ulaşılması mümkün olan ışıklı bir yoldur.
Bu ışıklı yola ulaşmak meşakkatli olsa da inanmaktan vazgeçmediğimizde mucizeler er ya da geç bizi bulacaktır…
Ne demişler, mucizeler ansızın gelir, yeter ki mucizelerin gücüne inan!
