
Ah güzel Anne… Ne güzeldin bir yandan hemen sonunun gelmesini isterken, bir yandan da hiç bitmesin dediğim nadir dizilerdendin 🙂 Neden daha önce izlememişim dedim her defasında..
Bu tatlı dizi, hayatı daha yeni yeni öğrenmeye başlayana çok zevkli bir şekilde hayatı öğretirken, hayatı görmüş geçirmiş kişilereyse aynı ben dedirtiyor.. Ben de bunları yaşadım hissi veriyor.. İşte öyle güzel bir dizi Anne…
Peki ben neden sevdim bu kadar? Anne ile hayata bakışımız aynı olduğundan sanırım. Duygusallığı, olaylara verdiği tepkileri aynı ben dedirtti, ne yalan söyleyeyim 🙂
Bu dizide çok önemli bir şey gördüm! Aslında her toplum, her insan benzer şeyler yaşamış.. Ne eksik ne fazla… Aynı olaylar çevresinde dönüp duruyor hayatlarımız.. Sadece biz kendimiz yaşıyor hissiyle yaklaşıyoruz tüm olaylara! ‘Anne with an E’ bize çok güzel göstermiş bunu 🙂
Bir iki detay dışında vermek istediği tüm mesajlar yerine ulaşıyor diyebilirim.
Hele bir de kadınlar hakkındaki düşünceleri var ki, bunun için bile izlenir bu dizi emin olun…!
Kısaca, oyunculuklara ve konusuna da biraz değinip noktalamak istiyorum yavaş yavaş.
Önce konudan başlayayım. Anne ve babası hummadan ölen çok tatlı bir kız çocuğudur ‘Anne’. Yani anlayacağınız hayatta yapayalnızdır. Yetimhanelerde büyür, başkalarının evlerine hizmetçi olarak verilir ara ara. Ama nihayetinde aile sıcaklığını kavrayacağı bir aileye verilir. Ve olaylar tam da bundan sonra başlar. Oyunculukların samimiliğiyle de duygular çok iyi yansıtılmış..
Aradan yıllar geçse de izlemekten bıkmayacağım harikulade bir diziydi canım ‘Anne with an E’…
Aklıma, kalbime ve ruhuma çok güzel izler bırakan şahane bir başyapıt olarak dizihaneme girmiştir.
