Aydınlığa Ulaşmak

Dile kolay 74 gün…Hayatın can damarlarından uzak kaldığımız bir 74 gün yaşadık. Bu 74 gün boyunca inziva hayatı yaşadık adeta. Bazıları bu inziva hayatını fırsata çevirdi, bazıları ise iç bunaltıcı halinden şikayet etti. Öyle de olsa böyle de olsa evde kalmaya mecburduk. Canımız için, sevdiklerimiz için mecburduk.. Bazıları bu mecburiyeti gerçek manada özümsediler. Bazıları ise pek ilgilenmedi açıkcası… Bitecek mi bitmeyecek mi derken, sonuna geldik. Son haftasonu yasağıyla beraber özgür olacağız ama şartlarıyla birlikte!

Aslında şöyle düşünüldüğünde bu karantina, bu hastalık bizim için tam bir şifa kaynağıydı. Kendimizi ve insanlığı sorguladık, hayatımızı düzene koyduk, öğrenmek isteyip de öğrenemediğimiz bir çok şeyi öğrendik. Ben mesela sene başında yaptığım planları, acaba yapabilecek miyim diye düşündüğüm her ne varsa bu iki buçuk ay da hepsini yapma fırsatı yakaladım. O yüzden karantina benim için hayra döndü. Bence herkes ucundan kıyısından bu hayrı görmüştür diye düşünüyorum. Benim için karantina, içime döndüğüm bir dönemdi. Ailecek daha çok vakit geçirmenin hazzını, yeni bir şeyler öğrenmenin hazzını, hobilerimin-bunun içinde yazmak da var- daha da çok geliştirdiğim bir yenilenme, arınma, diriliş dönemiydi. Tabi gönül isterdi ki böyle bir hastalık peydah olmasın, lakin bu imtihan başımıza geldiyse eğer en güzel şekilde o imtihanı karşılayıp, yine en güzel şekliyle de elveda demeliyiz. Demeliyiz ki ‘bir musibetten bin nasihat’ çıkarabilelim. Umarım herkes hayatına gerekli tedbirleri, gerekli dersleri alıp yoluna sağlıklı ve huzurlu bir biçimde devam eder.

Sizleri karantinada 65. günümü anlatarak yazımı yavaş yavaş noktalamak istiyorum. Herkesin yaptığı gibi bende tarihe not düşmesi açısından fırsat yakaladığım zamanlarda günlük tuttum. İşte orada paylaşmaya değer kısımları paylaşıyorum.
< Evde 65. günüm…
Ramazan’ın son günleri. Birkaç gün sonra bayrama kavuşacağız. Bu seneki bayram bir hayli buruk geçecek, ama yine de buna şükür… Sağlıklı olmak en büyük nimet.. Bu imtihanı atlattıktan sonra herşey güzel olacak diye düşünmeye başladım. Herhalde bu dönemde zaten haz etmediğim mutfaktan bundan sonra da biraz zor haz edeceğim galiba. Sürekli yemek yap, ekmek yap vs. biraz bunalttı açıkcası. Meğer eskiler ne mübarekmiş. O kadar iş yapıp da tek kelime etmezlermiş. Bu dönem onların kıymetini daha da anlamamı sağladı. Zaten bu karantina bana şunu öğretti; sabır, şükür, kıymet! Yemek faslını hallettikten sonra(sağolsun eşimin de yardımıyla) Mayıs’ın son kitaplarını okuma vakti geldi. Ramazan okumalarını sabahın nuruyla yapmıştık zaten. Ramazan’da belki camiye gidemedik, ama evde verimli geçirmek nasip oldu. 2020 Ramazan’ının bize kattığı bir iyilik daha! Görmek isteyene hayırlar bir bir gösteriliyor aslında… Kısacası, dolu dolu verimli bir gün geçirmek nasip oldu. Karantinanın bir an evvel sağ salim bitmesi duasıyla… >

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın