
Iki sene önce okumuş olduğum bu kitabı bu sene Storytel uygulaması ile beraber hem okuyup hem dinlemenin hazzını yaşadım. Gerçekten bir kitabı ikinci okuyuşumuz farklı pencereler açıyormuş insanın zihnine. Bunu daha da iyi anladım artık.
Artık Oğuz Atay’ı daha da bir özümsedim. Daha da bir anlayarak yaşadım. Bunun gibi dopdolu bir İçeriğe sahip ama bir o kadar da kafa karıştırıcı kitapları iyice özümsemek için birden fazla okumak gerektiğini düşünüyorum.
Kitapda birçok yerin altı çizilesi diyebilirim. Her bir yeri, her bir cümlesi hayatımıza Işık tutacak cümleler…
Biraz da konusuna değinmek istiyorum bu güzel kitabın;
Roman’ın ana kahramanı Selim Işık’ın çocukluğundan ölümüne kadar ki geçen süredeki tüm yaşantısını, ruhi bunalımlarını anlatır. Selim Işık’ın ölüm haberinin ardından adeta yıkılan Turgut Özben’in Selim’in anılarını yaşatmak için, ona duyduğu özlemi dindirmek için eskiye dair bütün anıları çıkartır. Kitabın konusu buradan itibaren başlar.
İlk okumamda da ikinci okumamda da karakterlerin analizini, yazarın kelime cambazlığını, yazdığı birbirinden güzel özlü sözleri ve tabii ki Olric’i çok kolay özümsedim. Hele Selim’in günlükleri, onlar Selim’i daha da iyi anladığım,özümsediğim kısımlardı.
Selim’in yaşadıklarından ötürü ona üzülmemek, ona teselli vermek istedim her defasında o günlükleri okurken.
İki sene önce ki okuduğumda kitabın ilk taraflarında biraz kafa karışıklığı yaşamıştım. Ama bu defa okuduğumda her biri satırı zihnime kazındı adeta.Kitap sayfa sayısı itibariyle çok gibi gözüksede aslında akıp gidiyor satırların her biri. Karakterlerin her biri Selim Işık, Turgut Özben hatta Olric bile o kadar güzel ve samimi anlatılmış ki karakterler her an sanki yanımızdalarmış gibi hissettim ya da her gün tanıdığımız kişilermiş gibi kanıksadım.
Gelelim Tutunamayanlar kısmına. Neden kitabın adı Tutunamayanlar, kimdi bu Tutunamayanlar?! Kaybedenler..
Kazanıp yine kaybedenler..
Kazanmaya çalışırken hırpalananlar.. Anlaşılmayanlar..
Bu kitap ;
Bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır,
bir intiharın değil tutunamayanların, katillerinin arandığı bir cinayet romanı. Katil kim mi?!
Biziz.. Giderek yalnızlaşıyoruz
Çaresiz, umutsuz, dayanıksız aldatılarak,tutunamadan yaşıyoruz. Öylece yaşayanların hikayesi aslında. Kitap roman olarak bilinse de içinde yok yok günlük, anı, hiciv, deneme hatta ve hatta açık oturum bile var 🙂
Kısacası Bu kitap bir edebiyat şöleni…:) Kitabın sayfa sayısına bakmadan,önyargısız bir şekilde okumanın tadını çıkarmak gerek. Herkese keyifle tavsiyemdir .
İki kere okuduğum bu kitap.
İkinci kere bu sefer daha da bir özümseyerek zihin haritamın en sevdiğim maviliklerine doğru gider Kitapla kalın..
