
Kitap, yürümeyi sevenleri yürümeye daha da bağlandıracak, yürüme ile arası iyi olmayanları da yürüme ile aralarını düzeltecek cinsten harikulade bir eser…
Kitaba başlamamla bitirmem bir oldu açıkçası. Yazar anlatmak istediğini net ifadelerle gayet sade bir şekilde anlatmış. Yürüme aşığı insanların örneklerini de ekleyerek daha da anlaşılır kılmış. Bize düşense keyifle okumak…:) Hele benim gibi yürüyüşe aşık olanlar kesinlikle okumalı :))
Nasıl ki yazmak ve okumak dünyayla başa çıkma biçimiyse yürümekte öyle.
Başınız sıkıştığında, içinden çıkamadığınız her olayda canınız yandığında yürümekte bulursunuz çareyi. Yazar nasıl ki yazmaktan başka bir yol bilmiyorsa yürüyen insan da yürümekten başka yol bilmiyordur. Her adım yüklerden kurtulmak ve her kötü anıyı silmek demektir. Olumsuzlukları daha katlanılabilir hale getirmek, kalbin ve bedenin nefes almasıdır. Gördüğün her şeyi daha iyi algılamak tüm rastlantılara kendini teslim etmektir.
Kitap yazarın dışında yürümeye dair başka bir çok yazarın söylemlerini de içinde bulacağınız eser olması yönüyle de yürümeyi sevenlerin başucu kitaplarından olmayı hak ediyor. Oradan yelpazeyi genişleterek yürümeye dair okumalarınızı yapmaya devam edebilirsiniz. Benim gibi yürümeyi ve okumayı sevenler için; Yürümenin Felsefesi, Yol Aşkı, Yalnız Gezenin Düşleri kitaplarını da not etmenizi tavsiye ederim.
Bir kitap daha biter ve zihin haritama gider 🙂
Alıntılar;
“Sessizlik insanı gereksiz şeylerden kurtarır, onu yeniden kullanışlı hale getirir, içinde debelendiği alanı temizler.”
“Bir manzaranın güzelliğiyle birleşen sessizlik insanı kendine götüren bir yoldur zamanın durma anıdır insana yerini bulma huzur kazanma olanağı veren bir geçit o an açılır. ”
