Yazar ve aynı zamanda iyi bir doğa bilimci olan Tristan Gooley kitapta doğayı tüm duyu organlarımıza hitap eden işaretleriyle birlikte ele alarak güzel bir ‘yabanda yaşam için el kitabı’ oluşturmuş. Bitkileri ve onların işaretlerini, yeryüzü şekillerini, rüzgârı, gök cisimlerini, akarsuları, canlıları ve onların atıklarını, atmosferik olayları, gece ışığını ‘okuma’ tekniklerini, izlerden doğal bir pusula ve“Doğanın İşaretlerini Okumanın Kaybolmuş Sanatı – Tristan Gooley” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: mucizesahibi
Sergüzeşt – Samipaşazade Sezai
En son lise yıllarında okuduğum bu harikulade romanı çok uzun bir aradan sonra tekrar okumak nasip oldu. İlk okuduğumda nasıl haz aldıysam bu okuduğumda da aynı hazzı aldım. Baştan sona bir filmin içindeymişiz gibi anlatılmış her şey. Tasvirleri, dili, üslubu her şeyiyle bir numara bir kitap. Adeta yaşayarak, görerek, hissederek okudum. Dilber’in ve Celal’in çektiği“Sergüzeşt – Samipaşazade Sezai” yazısının devamını oku
Veba – Alberto Camus
Öncelikle kitap yazardan okuduğum ilk kitap. Ama bayıla bayıla okudum açıkcası. Okuduğum süre boyunca içinde yaşadım adeta.. Sanırım bu kadar sevmem de ki en büyük neden, umut duygusunu en içten vermesi.. Tabi bu salgın döneminde okumam da etkileyiciliğine etkileyicilik kattı.. Artık sevdiğim yazarların başında olacak Camus.. Konusuna gelecek olursak ; Kitap adından da anlaşılacağı üzere“Veba – Alberto Camus” yazısının devamını oku
Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Victor Hugo
Adından anlaşılacağı üzere kitap bir idam mahkumunun son zamanlarını anlatır. Kitap uzun bir önsözden ve bir de diyalog bölümünden oluşur. Ardından da idam mahkumunun kişisel anılarından oluşmaktadır. Önsözde de yazar tarafından idamın dezavantajlarından, o dönemin idam hakkındaki düşüncelerinden bahsedilir. Diyalog bölümünde de o dönemde kitabın maruz kaldığı siyasi, ahlaki ve edebi eleştirilere yer veren diyaloglu“Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Victor Hugo” yazısının devamını oku
Tutunamayanlar – Oğuz Atay
Iki sene önce okumuş olduğum bu kitabı bu sene Storytel uygulaması ile beraber hem okuyup hem dinlemenin hazzını yaşadım. Gerçekten bir kitabı ikinci okuyuşumuz farklı pencereler açıyormuş insanın zihnine. Bunu daha da iyi anladım artık. Artık Oğuz Atay’ı daha da bir özümsedim. Daha da bir anlayarak yaşadım. Bunun gibi dopdolu bir İçeriğe sahip ama bir“Tutunamayanlar – Oğuz Atay” yazısının devamını oku
Aydınlığa Ulaşmak
Dile kolay 74 gün…Hayatın can damarlarından uzak kaldığımız bir 74 gün yaşadık. Bu 74 gün boyunca inziva hayatı yaşadık adeta. Bazıları bu inziva hayatını fırsata çevirdi, bazıları ise iç bunaltıcı halinden şikayet etti. Öyle de olsa böyle de olsa evde kalmaya mecburduk. Canımız için, sevdiklerimiz için mecburduk.. Bazıları bu mecburiyeti gerçek manada özümsediler. Bazıları ise“Aydınlığa Ulaşmak” yazısının devamını oku
Körlük
Birkaç gün önce bitirdiğim #körlük kitabının uyarlamasını izledim. Tek kelimeyle harika bir filmdi. Kitabına sadık kalınan nadir filmlerden olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Hatta öylesine sadık kalınmış ki bazı replikler tıpatıp aynıydı. Oyuncuların v.s halleri ise tam hayal ettiğim gibiydi. Senarist yazarın betimlemelerini müthiş çözmüş kısacası. Önce kitabını okuyup sonra filmini izlemem de olayların içine daha “Körlük” yazısının devamını oku
Çocukluğum – Maksim Gorki
Kitapda, yazar kendi hayatını çok samimi ve çarpıcı bir dille anlatmış. Bu nedenle otobiyografik bir roman kategorisinde sayabiliriz. Etkileyici hayatı karşısında duygulanmadım desem yalan olur, yaşadıklarının hepsi yürek burkuyor. Bir çocuğun hayatı sevgi ve ilgi olmayınca ne kadar cehenneme dönebilir onu okuyarak gördüm. Kısacası konusunu belirtmem gerekirse; babasının ölümünden sonra dede ve ninesinin yanında yaşamaya“Çocukluğum – Maksim Gorki” yazısının devamını oku
Yunus Emre Aşkın Yolculuğu
Anadolu dervişlerinden Yunus Emre’yi anlatan bu dizide zamanın tasavvufi kültürünü ve yaşayışını gösterip, aynı zamanda günümüzdeki benzerlikleri göz önüne seren bir yapım olmuş. Ancak yapımın özü bunları göstermek değil hakikati arayıştır. Hakikat arayışında bir insanın nefsini nasıl terbiye ettiğine şahit oldum. Her bölümüyle kendine bağlayan ve bir sonrakini merak ettiren nadir yapımlardan. Ve bu diziden“Yunus Emre Aşkın Yolculuğu” yazısının devamını oku
Morgan Freeman İle İnancın Hikayesi
İnanmak, her insanın içinde olan çok tılsımlı bir duygu… Bu belgeselde de her türlü inancı görmekteyiz. Ve her bir inanç anlatılırken gayet objektif bir şekilde anlatılmış. Zaten belgeselin güzelliği de buradan geliyor. Belgeselin her bölümünde istisnasız öğrendiğim birşey var ki o da şudur; her ne inanç olursa olsun hepsine hoşgörüyle yaklaşmalı ve inanan herkes neye“Morgan Freeman İle İnancın Hikayesi” yazısının devamını oku
