İkinci Dünya Savaşı’nın kara günlerinde arkadaş olmaya çalışan iki çocuğun hikayesini konu alır. Sekiz yaşındaki Bruno ailesiyle Berlin’den ayrılır ve kırsal bir bölgeye taşınır. Babasının işi için taşındıkları bu yerde bir de arkadaş edinir. Arkadaşı tellerin arkasında kalan bir yahudidir. Bruno’nun babası nazi askeri ve görevi de yahudileri katletme emrini vermek. Evleri ise toplama ve“Çizgili Pijamalı Çocuk” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: mucizesahibi
Büyük Kederler, Küçük Öyküler – Ali Lidar
Bu kitap, benim gözümde şöyle bir yere oturdu; hani ağaç altına uzanıp hayallere dalarsın ya sonra da annen yemek hazır deyip hayaller denizinden çıkartır ya seni, hah işte bildin öyle kısa ama öyle de etkileyici bir kitaptı. Ali Lidar kitapları her zaman benim dimağımda farklı bir yere oturdu. Bu kitapta da gelenek değişmedi diyebilirim. Kitabın“Büyük Kederler, Küçük Öyküler – Ali Lidar” yazısının devamını oku
Oh Ne Ala Memleket – Şermin Yaşar
Hiyerarşik düzeni, bir çocuk gözünden anlatıp dünyayı onun gözünden görmemizi sağlamış. Ama bunu yaparken öğreticilik faslını bir kenara bırakıp eğlendirerek yapmış. Kısaca konusu şöyle; okulu sevmeyen Emre adında bir çocuğun yaşadıklarını anlatır. Okulu sevmeyen Emre, başına gelenler sayesinde okulu sevmeye başlar. Ve okula, çevresine, dünyaya, hayata bakış açısı değişir. Görüntü itibariyle çocuk kitabı olsa da,“Oh Ne Ala Memleket – Şermin Yaşar” yazısının devamını oku
Erbain – İsmet Özel
Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden Aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratanSen ol zihnimde yüzen dağınık şarkılarıBir harfin başlattığı yangın ile söndürBeni bir ses sahibi kıl kefarete hazırımÖyle mahzunKi hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın İsmet Özel şiiri sembollere sığdıran şair. Okurken aklımın bir ucunda semboller, işaretler belirdi adeta. İlk defa okuduğum bir şair,“Erbain – İsmet Özel” yazısının devamını oku
Çocuklarla El Ele Ebeveynlik – Pam Leo
“Tehditler ebeveyn-çocuk bağını görmezlikden gelerek kopardı. Baskı hızlı bir çözümdür, patlayan tekerleğimizi yenisini alıp takana kadar, bagajdaki küçük yedek lastikle idareten değiştirmeye benzer. Bu geçiçi lastikle uzun bir yol gidemeyiz. Ebeveynlik ise uzun bir yolculuktur. ” Ebeveynlik uzun, meşakkatli ve ağır ağır ilerleyen bir yolculuk. Her hali ayrı güzel, her hali ayrı zor. Ben bu“Çocuklarla El Ele Ebeveynlik – Pam Leo” yazısının devamını oku
Olmamış Kahraman Emeklisi – Ali Lidar
Sankı şiir okumadım da anı kitabi okudum, öylesine huzurlu, öylesine naif bir kitaptı.. Ali Lidar’ın bütün şiir kitaplarını okudum, ama bu sanki çok farklıydı, çok özeldi.. Kitaptaki bir çok şiirin altını çizdim, düşüne düşüne acaba ne demek istedi diyerek okudum. Bu da daha çok aşkla okumamı sağladı.. Herkese tavsiye ediyorum kesinlikle okumalısınız.. Kitabın en sevdiğim“Olmamış Kahraman Emeklisi – Ali Lidar” yazısının devamını oku
Nothing to Hide ve Cebimdeki Yabancı
İki isim görünce şaşırmış olabilirsiniz. Ama aynı senaryoyu kullanan iki ayrı film olduğundan ikisini beraber ele almak istedim. İlk olarak yabancı versiyonunu izlemeyi tercih ettim, ama tam bir hayal kırıklığıydı. Olay örgüsü ve karakterlerin aralarındaki konuşmalar oldukça karmaşıktı. Belki de kültürel farklılıktan kaynaklanıyordur, ama yinede bana haz vermedi. Yerli versiyonunda ise, herşey daha anlaşılır şekildeydi“Nothing to Hide ve Cebimdeki Yabancı” yazısının devamını oku
Ratatouille
Aslında bu animasyon için şöyle başlamak çok yerinde olur. Bu bir direniş öyküsü diye düşünüyorum. Nasıl diyecek olursanız, karşındaki tüm engellere rağmen hayallerinin peşinden giden ve imkansız kelimesini tanımayan ufak bir farenin hayallerinin direniş öyküsü. Ana karakterimiz fare Remy mütavazi bir çiftlik evinde oldukça geniş ailesiyle yaşamaktadır. Ancak, Remy tatlara karşı özel bir yeteneğe sahiptir“Ratatouille” yazısının devamını oku
Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger
Bir kitap bir insan diye boşa demiyorlarmış. Görmüş olduğunuz bu kitabın kahramanı da zihin haritama bir insan ekledi;Holden’i. Kitabın ismi ile bağlantı kurmak istedim hep ama ismi ile pek bir alakası yok. Normalde ‘Gönülçelen’ olarak yazılmış, ama ‘Çavdar Tarlasında Çocuklar’ olarak çevrilmiş. Ne yalan söyleyeyim Gönülçelen olarak kalsaymış daha iyi olabilirmiş, zaten okursanız sizde niye“Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger” yazısının devamını oku
Yazılan Zamanın Yazgısı
Bazı anılarımı isteyerek bazılarını ise istemeyerek yazdı zaman. Bazen istemediği zamanları yazdığını hatırlayınca keşkelerle bakıyorum. Ama çoğu zaman keşkeler uzun sürmüyor. Hemen şükür gözümle bakabiliyorum. Çünkü iyi-kötü hepsi beni ben yapan parçalar… Ama öyle oturaklı yazdı ki beni. Hem şaşırtarak hem güldürerek hem de ağlatarak yazdı . Bazen ne ara bunları yaşadım dedim. Kötü bir“Yazılan Zamanın Yazgısı” yazısının devamını oku
