Ölü Ozanlar Derneği

Bir grup lise öğrencisinin hayatı ve okula yeni gelen, öğretme yöntemleri tuhaf ama etkili olan bir öğretmenin öğrencilere farklı bakış açıları kazandırmasını ele alıyor. İyi ama bu klasik bir hikaye bunun vurucu, farklı, özgün yanı nerede diyebilirsiniz. Ancak sadece bakış açıları değişen öğrencileri anlatmakla kalmıyor, bu değişikliğin bedellerini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kısacası, hayattan“Ölü Ozanlar Derneği” yazısının devamını oku

Rise Of Empires: Ottoman

Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme dönemini film ve belgesel tadında anlatmışlar ve yerli-yabancı akademisyenlerin fikirlerine de yer vererek daha da keyifli hale getirmişler. Objektiflik tarafı tartışılır ama güzel bir yapım olduğu kesin. Tarih filmi izlerken bilgilerimizi de tazelemeye fırsat sunan enfes bir yapım! Bu formatta izlediğim ilk yapım oldu Rise of Empires: Ottoman. Siz de izlemek isterseniz“Rise Of Empires: Ottoman” yazısının devamını oku

Esaretin Bedeli

Stephan King’in ‘Rita Hayworth ve Shawshank’ın Kefareti’ adlı novellasından uyarlanan film, masumiyetini iddia etmesine rağmen karısını öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi’nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy Dufresne’nin hikayesini anlatır. Cezaevinde kaldığı sürece diğer mahkumlardan Ellis Boyd “Red” ile arkadaşlık kuran Dufresne, cezaevi müdürünün para aklama faaliyetlerine yardım etmeye başladıktan sonra gardiyanlar tarafından korunmaya başlanır.“Esaretin Bedeli” yazısının devamını oku

Rüzgârı Dizginleyen Çocuk

Gerçek Adı “The Boy Who Harnessed The Wind” olan Rüzgârı Dizginleyen Çocuk filmi bir çocuğun yaşadığı yern kıtlıktan kurtulması için çaba göstermesinin yanında bir başarıya imza atmasını konu edinmektedir. Film gerçek hayattan uyarlanmıştır. Kısacası, hayal gücü ve yaratıcılığın bir çocuktan koca bir ulusa yayılış hikayesi.Bana göreyse bu film azim ve çaresizliğin birlikte harmanlandığı ve umudun“Rüzgârı Dizginleyen Çocuk” yazısının devamını oku

Türk İşi Dondurma

Avustralya’da yaşayan iki Türkün vatanlarını kurtarmak için gösterdikleri çabayı konu alır. Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Film 1915 yılında, Birinci Dünya Savaşı’nın en dramatik olaylardan biri olan Çanakkale Savaşı’nın ilk günlerinde geçiyor. Ama olaylar Türkiye de geçmiyor. Çünkü hikaye tam o sırada Avustralya’da yaşayan iki Türk üzerine kurulu. Yolları Hindistan’dan geçerek beşinci kıtaya düşmüş, esaretten sonra“Türk İşi Dondurma” yazısının devamını oku

Benim Güzel Hayaletlerim – Ahmet Ümit

Ahmet Ümit’in Storytel uygulamasına özgü hazırlamış olduğu sesli bir kitaptır. Yazarlık serüveninde örnek aldığı, benimsediği büyük yazarları hayal etmiş ve onları yanında hissederek ortaya minik öykücükler çıkarmıştır. Örnek aldığı yazarlar; Franz Kafka, Nazım Hikmet, Fyodor Dostoyevski, André Malraux, Jorge Luis Borges. Hikayede, fikir de çok güzel olmuş, ama seslendirme sanki çok da etkileyici olmamış. Yazı işleriyle“Benim Güzel Hayaletlerim – Ahmet Ümit” yazısının devamını oku

Kendine İyi Davran Güzel İnsan – Beyhan Budak

Kitap, yazarın da dediği gibi unuttuğumuz ya da cesaret edemediğimiz için uygulayamadığımız şeyleri bize hatırlatmak için yazılmış. Kitabı bu kadar okunası yapan da yazarın sen ve ben dili kullanması! Başka hiç kimseyi aracı etmeden bildiklerini, yaşadıklarını, gördüklerini naif ve samimi bir dilde anlatmıştır. Adından anlaşılacağı üzere kitap sadece ama sadece iyi insan olmamızı öğütlüyor. Biz“Kendine İyi Davran Güzel İnsan – Beyhan Budak” yazısının devamını oku

Karanlıkta Aydınlığı Bulmak

Maalesef dedi içinden… Sanki yaptığından utanmış bir hali vardı. Herkesten uzaklaşmak, kafasını alıp bir yerlere gitmek istiyordu. Ama hangi parayla?! Meteliğe kurşun atıyordu. Hala işi yoktu. Ailesinden de isteyemezdi. Çaresizlik gerçekten ne zor… Hayatta en zor duygulardan biri çaresizliktir açıkcası. Bir şey yapmak isteyipte de yapamamak, gitmek isteyip de gidememek çok zor çok… Hayallerinin yarım“Karanlıkta Aydınlığı Bulmak” yazısının devamını oku

Gönülde Öten Bir Şükür Kuşu

İnceden bir sızı girdi içine… Anlayamıyordu birdenbire nereden gelmişti bu sızı. Aslında herşey de yolundaydı. Bu iç sıkıntısının nedenini bir türlü algılayamıyordu. Ne yaptıysa ne ettiyse bu sızı geçmek bilmedi. Sonra aklına sevdikleri geldi, tek tek aradı hepsini. İyi olduklarını öğrenince şükürle uykuya daldı. Sabah kalktığında geçmişti içindeki sızı, hafiflemişti adeta vücudu. Sanki yeniden doğmuş“Gönülde Öten Bir Şükür Kuşu” yazısının devamını oku

Gelincik ve Kardelen Misali

Umut etmenin, emek etmenin, koşulsuz-şartsız sevmenin adıdır kadın… Kadın denilince akla ilk gelen fedakarlığı olsa gerek… Kendisi dışında her şeye ve her yere yetişmeye çalışır, emek vermeye çalışır. Yorulur görmezlikten gelir, acıkır önce emek verdiklerim yesin der. Bu hayat yolculuğunda en ağır yükü kadınlar çeker, kadınlar üzülür, kadınlar ağlar… Bu dünyanın sefasını aslında en çok“Gelincik ve Kardelen Misali” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın