Zaman Makinesi – H. G. Wells

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında İngiltere’de bir bilim adamı akşam yemeğine çağırdığı konuklarına zaman makinesi olduğunu iddia ettiği bir aygıtı gösterir. Saygıdeğer konukları ona inanmayı reddeder, ancak bir hafta sonra tekrar evinde toplandıklarında onu bitkin, sefil ve perişan bir halde bulurlar. 802701 yılında, bir zamanlar Londra’nın bulunduğu noktada tanık olduğu yaşamı anlatır onlara..Hayatımda ilk defa fantastik bilim“Zaman Makinesi – H. G. Wells” yazısının devamını oku

Çocuk Yasası – Mc Ewan

Londra’da yaşayan Fiona Maye adında Yüksek Divan Aile Hukuku hakimi genç bir kadının çalkantılı özel hayatını konu alır. Tam bu karışıklığın içinde kendini ‘Adam Henry’ davasının içinde bulur. Lösemi hastası olduğundan kan nakli yapılması lazımdır ancak dininde kan nakli yasak olduğundan reddeder. Fiona da bu kararına saygı mı duysam, yoksa hayatını mı kurtarsam diye arada“Çocuk Yasası – Mc Ewan” yazısının devamını oku

İnsan Nedir? – Mark Twain

Bazı düşüncelerine katılmamakla beraber güzel bir kitaptı diyebilirim. Hatta beyin jimnastiği yaptıran insanı düşünmeye, ‘düşündürmeye ‘ sevk eden çok hoş bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum.Bu kitabı sesli olarak (#storytel) dinledim ve iyi ki oyle dinlemişim çünkü diyaloglu bir kıtap olduğundan kitabın duygusuna daha iyi girdim. Notlar ala ala, düşüne düşüne dinledim. Sizde böyle bir kitap“İnsan Nedir? – Mark Twain” yazısının devamını oku

Yazdıklarıyla Yaşayanlar / Hikayelerin Hikayesi – Hasan Saraç

Yazmaya ve okumaya meraklı her birey muhakkak yazarların hayatlarını bir kere dahi okumalı, araştırmalı. Çünkü büyük kalemlerin hangi yollardan geçtiğini, nasıl ‘büyük kalem’ olduğunu görerek okumaya ya da yazmaya başlamak epey bir mesafe katetmemizi sağlayacaktır!İşte bu kitap okuma ve yazma keyfimizi daha da ilerletebileceğimizi gün yüzüne seriyor. Kitapta 25 farklı yazarın hayatlarını, yaşadıkları dönemle birlikte“Yazdıklarıyla Yaşayanlar / Hikayelerin Hikayesi – Hasan Saraç” yazısının devamını oku

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

Zweig’in hep duyduğum ama okumaya fırsat bulamadığım bu eseri dinlemek keyfine eriştim. Kitabın kısaca konusu şöyle; anlaşılacağı üzere mektup sahibinin adı yoktur eserde. Farklı zamanlarda karşılaşan iki bireyin tek gecelik ilişkilerinden sonra kadının içinde büyüyen aşkını konu alır. Zıtlıkların(aşk-nefret, ümit-ümitsizlik gibi duygular) karmaşasıyla oluşturulan mini bir öykücük de diyebiliriz.Bir kitap daha zihin haritama gider..

Momo – Michael Ende

Kitabı aslında şu şekilde tanımlayabiliriz; toplumun ve günümüz insanının zaman algısını anlaması üzerine fantastik kurgusal bir öykü! Diğer anlatabileceğimiz özelliği ise, çocukların masumiyeti. Dünyayı bir çocuk gülümsemesi ya da masumiyeti kurtaracak diyebilirim bu kitabı okuduktan sonra! Zaten kitabın devam eden adı da, ‘çalınmış zamanı insanlara geri getiren bir çocuğun tuhaf öyküsü!’ O yüzden bir çocuk“Momo – Michael Ende” yazısının devamını oku

Delilik Ülkesinden Notlar – Ayşe Şaşa

Kitap, eski sinemacı-senarist olan Ayşe Şaşa’nın ibret dolu hayatını anlatmaktadır. Aslında bana sorarsanız bu kitap bir arayış, hüzün, umut ve kavuşma hikayesi… Kısacası, Ayşe Şaşa ‘Gaflet çölünü geçiyor, Hidayet vadisine yürüyor, Tevhid dağına tırmanıyor ve Hayret yaylasına ulaşıyor’ Allah’ın hidayeti ve inayetiyle! Kitap genel olarak, denemeler bir araya gelince romanlaşmış ve şahsın hikayesini anlatıyor. Toplumu“Delilik Ülkesinden Notlar – Ayşe Şaşa” yazısının devamını oku

Atlı Karınca

Atlı karıncam,Hayallerimin miladı,Hüznümün sonu,Kalbimin en güzel süsü… Seni gördükçe kalbim huzurla dolup dolup taşar.Hayatım film şeridi gibi gözlerimden geçer. Dursun zaman isterim sana bakarken, Dursun isterim çünkü hayallerimin de seninle beraber gerçeğe dönmesini dilerim o esnada… Sana bu kadar anlam yüklemem, Seninle beraber kurduğumuz hayaller ve o hayallerin gerçeğe dönüşmesi… Hayallerim seninleyken çok daha huzurlu“Atlı Karınca” yazısının devamını oku

Hayal Gemisi

İnsan hayalleri kadar vardır bu dünyada… Hayalleri olmazsa hep bir yarım, kanadı kırık kalır. Tıpkı bir çocuğun istediği olmayınca mahzunlaşması gibi… Maalesef ki hayalsiz hiçbir şey yürümüyor. Hiç hayal kurmam diyen insan bile ucundan kıyısından hayal kurarak ve umut ederek çıkıyor işin içinden… Hayal kurmak ne günah ne de ayıp… Hayal kurma gücü büyük bir“Hayal Gemisi” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın