Olmamış Kahraman Emeklisi – Ali Lidar

Sankı şiir okumadım da anı kitabi okudum, öylesine huzurlu, öylesine naif bir kitaptı.. Ali Lidar’ın bütün şiir kitaplarını okudum, ama bu sanki çok farklıydı, çok özeldi.. Kitaptaki bir çok şiirin altını çizdim, düşüne düşüne acaba ne demek istedi diyerek okudum. Bu da daha çok aşkla okumamı sağladı.. Herkese tavsiye ediyorum kesinlikle okumalısınız.. Kitabın en sevdiğim“Olmamış Kahraman Emeklisi – Ali Lidar” yazısının devamını oku

Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger

Bir kitap bir insan diye boşa demiyorlarmış. Görmüş olduğunuz bu kitabın kahramanı da zihin haritama bir insan ekledi;Holden’i. Kitabın ismi ile bağlantı kurmak istedim hep ama ismi ile pek bir alakası yok. Normalde ‘Gönülçelen’ olarak yazılmış, ama ‘Çavdar Tarlasında Çocuklar’ olarak çevrilmiş. Ne yalan söyleyeyim Gönülçelen olarak kalsaymış daha iyi olabilirmiş, zaten okursanız sizde niye“Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger” yazısının devamını oku

Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları – Tuğba Coşkuner

Kitap, ‘nasıl daha iyi öğretmen olurum’un cevabını öyle güzel, öyle akıcı bir şekilde vermiş ki hayran olmamak elde değil doğrusu… Öğretmenliğin bir meslekten ibaret olmadığını yazar bize çok farklı bir şekilde anlatmak istemiş: çiçeklerle. Şöyle ki; 15 tane çiçek türü üzerinden 15 farklı öğrenciyi anlatmış. Çiçeklerin özelliklerin çocuklara benzetmiş. Böyle yaparak da daha güzel betimleme“Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları – Tuğba Coşkuner” yazısının devamını oku

Kendine İyi Davran Güzel İnsan – Beyhan Budak

Kitap, yazarın da dediği gibi unuttuğumuz ya da cesaret edemediğimiz için uygulayamadığımız şeyleri bize hatırlatmak için yazılmış. Kitabı bu kadar okunası yapan da yazarın sen ve ben dili kullanması! Başka hiç kimseyi aracı etmeden bildiklerini, yaşadıklarını, gördüklerini naif ve samimi bir dilde anlatmıştır. Adından anlaşılacağı üzere kitap sadece ama sadece iyi insan olmamızı öğütlüyor. Biz“Kendine İyi Davran Güzel İnsan – Beyhan Budak” yazısının devamını oku

Zaman Makinesi – H. G. Wells

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında İngiltere’de bir bilim adamı akşam yemeğine çağırdığı konuklarına zaman makinesi olduğunu iddia ettiği bir aygıtı gösterir. Saygıdeğer konukları ona inanmayı reddeder, ancak bir hafta sonra tekrar evinde toplandıklarında onu bitkin, sefil ve perişan bir halde bulurlar. 802701 yılında, bir zamanlar Londra’nın bulunduğu noktada tanık olduğu yaşamı anlatır onlara..Hayatımda ilk defa fantastik bilim“Zaman Makinesi – H. G. Wells” yazısının devamını oku

Çocuk Yasası – Mc Ewan

Londra’da yaşayan Fiona Maye adında Yüksek Divan Aile Hukuku hakimi genç bir kadının çalkantılı özel hayatını konu alır. Tam bu karışıklığın içinde kendini ‘Adam Henry’ davasının içinde bulur. Lösemi hastası olduğundan kan nakli yapılması lazımdır ancak dininde kan nakli yasak olduğundan reddeder. Fiona da bu kararına saygı mı duysam, yoksa hayatını mı kurtarsam diye arada“Çocuk Yasası – Mc Ewan” yazısının devamını oku

İnsan Nedir? – Mark Twain

Bazı düşüncelerine katılmamakla beraber güzel bir kitaptı diyebilirim. Hatta beyin jimnastiği yaptıran insanı düşünmeye, ‘düşündürmeye ‘ sevk eden çok hoş bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum.Bu kitabı sesli olarak (#storytel) dinledim ve iyi ki oyle dinlemişim çünkü diyaloglu bir kıtap olduğundan kitabın duygusuna daha iyi girdim. Notlar ala ala, düşüne düşüne dinledim. Sizde böyle bir kitap“İnsan Nedir? – Mark Twain” yazısının devamını oku

Yazdıklarıyla Yaşayanlar / Hikayelerin Hikayesi – Hasan Saraç

Yazmaya ve okumaya meraklı her birey muhakkak yazarların hayatlarını bir kere dahi okumalı, araştırmalı. Çünkü büyük kalemlerin hangi yollardan geçtiğini, nasıl ‘büyük kalem’ olduğunu görerek okumaya ya da yazmaya başlamak epey bir mesafe katetmemizi sağlayacaktır!İşte bu kitap okuma ve yazma keyfimizi daha da ilerletebileceğimizi gün yüzüne seriyor. Kitapta 25 farklı yazarın hayatlarını, yaşadıkları dönemle birlikte“Yazdıklarıyla Yaşayanlar / Hikayelerin Hikayesi – Hasan Saraç” yazısının devamını oku

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Stefan Zweig

Zweig’in hep duyduğum ama okumaya fırsat bulamadığım bu eseri dinlemek keyfine eriştim. Kitabın kısaca konusu şöyle; anlaşılacağı üzere mektup sahibinin adı yoktur eserde. Farklı zamanlarda karşılaşan iki bireyin tek gecelik ilişkilerinden sonra kadının içinde büyüyen aşkını konu alır. Zıtlıkların(aşk-nefret, ümit-ümitsizlik gibi duygular) karmaşasıyla oluşturulan mini bir öykücük de diyebiliriz.Bir kitap daha zihin haritama gider..

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın