
Yazarının, Zehra adlı romanını sağlığında yayımlatma imkanı bulamadığını, ölümünden sonra 1894 yılında Servet-i Fünun dergisinde bölüm bölüm yayınlandığını daha sonra 1896 yılında eski yazı ile kitap halinde, harf inkılabından sonra yeni harflerle de basılarak günümüze kadar birçok yayıncı tarafından birçok kez yayınlanmış olduğunu, Zehra’nın yazarın ilk romanı olan ve edebiyatımızda ilk köy romanı olarak kabul edilen Karabibik adlı romanından altı yıl sonra, o yıllarda moda olan Namık Kemal’in etkisi ile popüler olan romantizminden uzaklaşan yazarın, eserlerini gerçekçi bir anlayışla yazdığı, edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman denemesi olarak kabul edildiğini öğrendim.
Zengin ve iyi eğitimli tüccar Şevket Efendiyi canından bezdiren, kendisinden iki yıl sonra doğan kardeşini öldürmeyi göze alacak kadar, güzel ama bir o kadar da geçimsiz, kıskanç Zehra ve tüccar Şevket Efendi nin yanında çalışan babasını küçük yaşta kaybetmiş annesi Münire ile yaşayan Suphi’nin karakter analizleri ile başlıyor kitap.
Eski İstanbul tasviri bir kadar güzel anlatılırken fonda insanın sanat musikisi dinleyesi geliyor. Tüccarın evine giden Suphi, bir anlık tesadüf ile Zehra ile birbirlerini görüyor ve ilk bakışta aşk başlıyor.
Sonra aşıkların evlenmesi ve yaşadıkları ilişkiyi anlatan sayfalar ile devam ediyor.
Zehra’nın babası Şevket, kızının evlilikle hırçınlığının kaybolacağını düşündüğünden Suphiyle evlenmesine razı olur. Zehra’nın Suphiye olan aşkıyla tüm kötü huyları yok olur. Her şey güzel giderken eve gelen Sırrıcemal adındaki güzel cariye Zehra’nın kıskançlıklarını yeniden ortaya çıkarır. Bir süre sonra Sırrıcemal’e aşık olan Suphi her geçen gün karısından daha da uzaklaşmaya başlar. Olanlara dayanamayan Zehra büyük planlar yaparak Suphi’den intikam almak ister. Bunlar sonucunda da Suphi maddi ve manevî olarak çöker.
Vel hasılı kelam,
Zehra; sevmenin ve sevilmenin kıymetini bilmeyen, elindekini de yitirenlerin romanıdır bana göre. Özellikle erkek karakterin, iradesiz oluşu ve kendine rüzgarda savrulan yaprak misali bir yaşantıyı seçmiş olması romandan çıkarabilecek en önemli derslerin başında gelir. Ayrıca kadın karakterlerin de aşk ve evlilik ilişkilerinde bir dengesizlik olmasının, onları yaşamları boyunca mutsuzluğa götüreceği belirtilmektedir.
Zehra, bireyin sağlıksız ve iradesiz duygularının hem kendisine hem de çevresindekilere zarar vereceğinin kanıtı olarak, okunması gereken bir eser olarak ele alınmalıdır.
Bir kitap daha biter ve zihin haritama gider.
Keyifli okumalarınız olsun 🙂
