
Bu kitabı daha önce okusaydım bu kadar etkilenmezdim emin olun! Zira şu an yaşadıklarımıza o kadar benziyor ki adeta içinde yaşadım kitabın diyebilirim. Daha önce George Orwell’in 1984 romanını okuduğumda ne müthiş bir hayal gücü diyerek kapatmıştım kitabın kapağını. Ama bu kitabın kapağını kapattığımda bir süre kendime gelemedim açıkcası…ikisi de distopya olmasına rağmen hem de..
Bunun sebebi içinde yaşadığımız bu bu süreç tabi ki.. Distopya oldu bize gerçek hayat..
Kısacası konusuna da değinmek istiyorum. Hayat normal akışında devam ederken bir anda bir hastalık peydah olur. Daha sonra herkesin ‘beyaz felaket’ diye adlandırıldığı ‘körlük’ hastalığıdır bu. İlk başta herkesi karantinaya almak isterler, ama daha sonra işler içinden çıkılmayacak bir hale gelir. Kitabın her bir detayı çok hoşuma gitti ama bir detayı var ki o gönlüme ayrı bir tat verdi. Kör olan hiç kimse asla ümidini kaybetmedi körlük yaşadığı zamanlar boyunca…
Aslında bu zamanımıza ne kadar da ilaç olarak yazmış Jose Saramago. Ümitsiz bu hastalıktan kurtulamazsın demiş bu zamanların olacağını bilmeden. Hayal gücüne, üslubuna, diline hayran olduğum Jose Saramago artık favori yazarlarım arasına girmiş bulunmaktadır.
Bir kitap daha zihin haritamın en yeşillikli yerine doğru gider 🙂
Okumak isteyenlere, okumayı düşünenlere ve okuyan herkese keyifli okumalar dilerim…
Bir kitap incelemesi ve tavsiyesi de burada son bulur… 🙂









