Kırmızı ve Siyah – Stendhal

İlk defa okumuş olduğum bir yazar Stendhal. Başlarda gerçekten bir adaptasyon sorunu yaşadım, acaba çeviride mi var bir sıkıntı diyerek ufak bir araştırma yaptım, ama benim gibi düşünen insanların sayısının fazla olduğunu gördükçe rahatça okumaya devam ettim. Zaten ikinci kitabı ortalarından itibaren de gayet haz alarak okudum. Kitapla ilgili araştırma yaptığımda birkaç bilgi ile karşılaştım.“Kırmızı ve Siyah – Stendhal” yazısının devamını oku

Serenad – Zülfü Livaneli

Kitap, neredeyse girdiğim her ortamda o kadar adından söz ettirdi ki ister istemez bir merak uyandırdı bende. Normalde popüler kitaplara karşı nedenini bilmediğim bir önyargım vardır – belki de bu önyargının belini kırmak lazım:))- okumak istemem ama bu kitap için aynı şeyi söyleyemem gerek olay örgüsü gerek degindigi toplumsal konular olsun gayet dokunaklı bir roman“Serenad – Zülfü Livaneli” yazısının devamını oku

Zehra – Nabizade Nazım

Yazarının, Zehra adlı romanını sağlığında yayımlatma imkanı bulamadığını, ölümünden sonra 1894 yılında Servet-i Fünun dergisinde bölüm bölüm yayınlandığını daha sonra 1896 yılında eski yazı ile kitap halinde, harf inkılabından sonra yeni harflerle de basılarak günümüze kadar birçok yayıncı tarafından birçok kez yayınlanmış olduğunu, Zehra’nın yazarın ilk romanı olan ve edebiyatımızda ilk köy romanı olarak kabul“Zehra – Nabizade Nazım” yazısının devamını oku

Pal Sokağı Çocukları – Ferenc Molnar

Uzun süredir kütüphanemde olan ama bir türlü okuma fırsatını bulamadığım bir kitaptı. Okuduktan sonra dedim ki gerçekten geç kalmışım. Çünkü olay örgüsü dili, üslubu muazzamdı. Bir çırpıda okunacak çok değerli bir kitap..Bir de yaşanmış olduğunu öğrenince iki kat sevdim açıkcası.. Kitabın yazarı Ferenc Molnar bir edebiyat öğretmeni ve eğitim verdiği okuldaki edebiyat köşesinden çıkıyor bu“Pal Sokağı Çocukları – Ferenc Molnar” yazısının devamını oku

Yürümeye Övgü – David Le Breton

Kitap, yürümeyi sevenleri yürümeye daha da bağlandıracak, yürüme ile arası iyi olmayanları da yürüme ile aralarını düzeltecek cinsten harikulade bir eser… Kitaba başlamamla bitirmem bir oldu açıkçası. Yazar anlatmak istediğini net ifadelerle gayet sade bir şekilde anlatmış. Yürüme aşığı insanların örneklerini de ekleyerek daha da anlaşılır kılmış. Bize düşense keyifle okumak…:) Hele benim gibi yürüyüşe“Yürümeye Övgü – David Le Breton” yazısının devamını oku

Dorian Gray’in Portresi – Oscar Wilde

Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde’in tek romanı olma özelliğini taşıyor. Ama 10 kitap yazacağına tek bir kitapla 10 kitaba bedel bir etki bırakması onun nasıl bir yazar olduğunu ortaya koyuyor zaten. 1981 yılında basılan Dorian Gray’in Portresi yayımlandığı dönem büyük tepki görüp, büyük tartışmalara sebep olmuştur. Kitabın yazarı Oscar Wilde “ahlaksızlıkla” suçlanmış, kitap birkaç kere“Dorian Gray’in Portresi – Oscar Wilde” yazısının devamını oku

Doğanın İşaretlerini Okumanın Kaybolmuş Sanatı – Tristan Gooley

Yazar ve aynı zamanda iyi bir doğa bilimci olan Tristan Gooley kitapta doğayı tüm duyu organlarımıza hitap eden işaretleriyle birlikte ele alarak güzel bir ‘yabanda yaşam için el kitabı’ oluşturmuş. Bitkileri ve onların işaretlerini, yeryüzü şekillerini, rüzgârı, gök cisimlerini, akarsuları, canlıları ve onların atıklarını, atmosferik olayları, gece ışığını ‘okuma’ tekniklerini, izlerden doğal bir pusula ve“Doğanın İşaretlerini Okumanın Kaybolmuş Sanatı – Tristan Gooley” yazısının devamını oku

Sergüzeşt – Samipaşazade Sezai

En son lise yıllarında okuduğum bu harikulade romanı çok uzun bir aradan sonra tekrar okumak nasip oldu. İlk okuduğumda nasıl haz aldıysam bu okuduğumda da aynı hazzı aldım. Baştan sona bir filmin içindeymişiz gibi anlatılmış her şey. Tasvirleri, dili, üslubu her şeyiyle bir numara bir kitap. Adeta yaşayarak, görerek, hissederek okudum. Dilber’in ve Celal’in çektiği“Sergüzeşt – Samipaşazade Sezai” yazısının devamını oku

Veba – Alberto Camus

Öncelikle kitap yazardan okuduğum ilk kitap. Ama bayıla bayıla okudum açıkcası. Okuduğum süre boyunca içinde yaşadım adeta.. Sanırım bu kadar sevmem de ki en büyük neden, umut duygusunu en içten vermesi.. Tabi bu salgın döneminde okumam da etkileyiciliğine etkileyicilik kattı.. Artık sevdiğim yazarların başında olacak Camus.. Konusuna gelecek olursak ; Kitap adından da anlaşılacağı üzere“Veba – Alberto Camus” yazısının devamını oku

Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Victor Hugo

Adından anlaşılacağı üzere kitap bir idam mahkumunun son zamanlarını anlatır. Kitap uzun bir önsözden ve bir de diyalog bölümünden oluşur. Ardından da idam mahkumunun kişisel anılarından oluşmaktadır. Önsözde de yazar tarafından idamın dezavantajlarından, o dönemin idam hakkındaki düşüncelerinden bahsedilir. Diyalog bölümünde de o dönemde kitabın maruz kaldığı siyasi, ahlaki ve edebi eleştirilere yer veren diyaloglu“Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Victor Hugo” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın